Mobil uygulama yaptırmak 2026 yılında Türkiye'de ortalama olarak 150.000 TL ile 2.500.000 TL arasında bir bütçe gerektirir; basit bir MVP uygulaması alt sınırlardan başlarken, çok platformlu ve entegrasyon yoğun kurumsal projeler üst aralıklara hatta daha yukarısına çıkabilir. Yani "mobil uygulama ne kadar tutar?" sorusunun tek bir cevabı yoktur; fiyatı belirleyen onlarca değişken bulunur. Bu rehberde Nişantaşı merkezli dijital ajans Kreativty olarak, mobil uygulama maliyetini etkileyen tüm faktörleri, güncel TL fiyat aralıklarını, sıkça gözden kaçan gizli maliyetleri ve bütçenizi nasıl akıllıca planlayacağınızı şeffaf bir şekilde ele alıyoruz.
Bir mobil uygulama yatırımı, tıpkı bir gayrimenkul gibi, ihtiyaçlarınıza ve beklentilerinize göre şekillenir. Stüdyo daire ile müstakil villa nasıl aynı fiyatta olmuyorsa, basit bir randevu uygulaması ile binlerce kullanıcıya hizmet veren bir e-ticaret platformu da aynı maliyette geliştirilemez. Aşağıda, doğru beklentilerle ve net rakamlarla yola çıkmanız için ihtiyacınız olan her şeyi bulacaksınız.
2026 Mobil Uygulama Maliyeti: Genel Fiyat Aralıkları
Mobil uygulama maliyetini en kolay şekilde anlamak için projeleri kapsamlarına göre üç ana segmente ayırmak gerekir: MVP (Minimum Uygulanabilir Ürün), orta ölçekli uygulama ve kurumsal uygulama. Aşağıdaki tabloda 2026 yılı güncel Türk Lirası aralıklarını paylaşıyoruz. Bu rakamlar tek bir platform (örneğin sadece iOS veya sadece Android) için tahmini değerlerdir; her iki platform için fiyatların nasıl değiştiğini ilerleyen bölümlerde detaylandırıyoruz.
| Uygulama Tipi | Kapsam | Tahmini Süre | 2026 Maliyet Aralığı (TL) |
|---|---|---|---|
| MVP / Başlangıç Uygulaması | Temel özellikler, sınırlı ekran sayısı, basit tasarım | 1,5 - 3 ay | 150.000 - 450.000 TL |
| Orta Ölçekli Uygulama | Kullanıcı hesapları, ödeme entegrasyonu, bildirimler, özel tasarım | 3 - 6 ay | 450.000 - 1.200.000 TL |
| Kurumsal / Karmaşık Uygulama | Çoklu rol, ileri entegrasyonlar, yüksek güvenlik, ölçeklenebilir altyapı | 6 - 12+ ay | 1.200.000 - 2.500.000+ TL |
| Çok Karmaşık / Platform Uygulaması | Yapay zeka, gerçek zamanlı veri, milyonlarca kullanıcı hedefi | 12+ ay | 2.500.000 TL ve üzeri |
Bu aralıkların geniş olmasının sebebi, her projenin kendine özgü gereksinimleri olmasıdır. Örneğin "ödeme entegrasyonu" ifadesi tek bir banka için basit bir entegrasyon anlamına da gelebilir, on farklı ödeme yöntemini destekleyen, taksitlendirme ve iade akışları içeren karmaşık bir sistem anlamına da. Bu nedenle net bir fiyat için projenizin detaylı bir analizden geçmesi şarttır. Kreativty olarak sunduğumuz mobil uygulama geliştirme hizmetimiz kapsamında, fikir aşamasından itibaren ihtiyaçlarınızı netleştirerek size en doğru fiyatı veriyoruz.
MVP Nedir ve Neden En Mantıklı Başlangıç Noktasıdır?
MVP, yani Minimum Uygulanabilir Ürün, uygulamanızın temel değer önerisini sunan en sade versiyonudur. Amaç, en az yatırımla fikrinizi gerçek kullanıcılarla test etmek ve geri bildirim toplayarak doğru yöne yatırım yapmaktır. Pek çok girişimci, ilk versiyonda tüm hayalindeki özellikleri ekleyerek bütçesini hızla tüketir ve henüz pazarın gerçek ihtiyaçlarını öğrenmeden büyük riskler alır.
Bir MVP genellikle şu bileşenleri içerir:
- Kullanıcı kayıt ve giriş ekranları
- Uygulamanın çekirdek özelliği (örneğin sipariş verme, içerik listeleme, rezervasyon)
- Temel kullanıcı profili
- Basit ama profesyonel bir arayüz tasarımı
- Çekirdek işlevsellik için gerekli sunucu altyapısı
2026 itibarıyla iyi planlanmış bir MVP'nin maliyeti 150.000 - 450.000 TL aralığındadır. Bu yatırımla pazara hızlıca giriş yapabilir, ilk kullanıcılarınızı kazanabilir ve gelecekteki büyük yatırımlarınızı somut verilere dayandırabilirsiniz. Konuyu derinlemesine incelemek isterseniz hazırladığımız mobil uygulama geliştirme rehberi fikir aşamasından App Store'a kadar tüm süreci adım adım anlatıyor.
Native ve Cross-Platform: Maliyeti Doğrudan Etkileyen Teknoloji Tercihi
Mobil uygulama maliyetini belirleyen en kritik teknik kararlardan biri, uygulamanın hangi yaklaşımla geliştirileceğidir. İki ana yol vardır: native (yerel) geliştirme ve cross-platform (çapraz platform) geliştirme.
Native Geliştirme
Native geliştirme, her platform için ayrı ayrı, o platforma özgü programlama dilleri kullanılarak uygulama yazılması demektir. iOS için Swift, Android için Kotlin kullanılır. Bu yaklaşım en yüksek performansı, en akıcı kullanıcı deneyimini ve cihazın tüm özelliklerine tam erişimi sağlar. Ancak iki platform için iki ayrı kod tabanı geliştirildiğinden maliyet ve süre artar.
Cross-Platform Geliştirme
Cross-platform geliştirme ise tek bir kod tabanıyla hem iOS hem de Android için uygulama üretilmesini sağlar. React Native ve Flutter gibi teknolojiler bu alanın en popüler araçlarıdır. Bu yöntem genellikle daha hızlı ve daha ekonomiktir; tek kod tabanı sayesinde bakım maliyetleri de düşer. Performans gereksinimleri çok yüksek olmayan projelerin büyük çoğunluğu için ideal bir tercihtir.
| Kriter | Native (iOS + Android Ayrı) | Cross-Platform (Tek Kod) |
|---|---|---|
| Maliyet | Yüksek (yaklaşık 1,6 - 1,8 kat) | Daha ekonomik (referans) |
| Geliştirme Süresi | Daha uzun | Daha kısa |
| Performans | En üst düzey | Çoğu proje için yeterli |
| Bakım | İki kod tabanı, daha maliyetli | Tek kod tabanı, daha düşük maliyet |
| İdeal Kullanım | Oyun, yoğun grafik, donanım odaklı uygulamalar | E-ticaret, hizmet, içerik, kurumsal uygulamalar |
Pratikte, aynı kapsamdaki bir uygulamayı her iki platform için native geliştirmek, cross-platform yaklaşıma kıyasla yaklaşık yüzde 60 ila 80 daha fazla bütçe gerektirir. Bu nedenle bütçesi sınırlı olan ve her iki platformda da yer almak isteyen işletmeler için cross-platform genellikle çok daha akıllıca bir başlangıçtır.
Yine de teknoloji seçiminde tek kriter maliyet olmamalıdır. Uygulamanız yoğun grafik işlemleri, gerçek zamanlı sensör verileri, artırılmış gerçeklik veya yüksek performanslı oyun mekanikleri içeriyorsa native geliştirme uzun vadede daha doğru bir yatırım olabilir. Tersine, içerik sunan, hizmet rezervasyonu yapan, e-ticaret odaklı veya kurumsal süreçleri dijitalleştiren uygulamaların büyük çoğunluğu cross-platform ile mükemmel sonuçlar verir. Önemli olan, kararın markanızın hedefleriyle ve teknik gereksinimlerinizle uyumlu olmasıdır. Bu nedenle ajansınızın size yalnızca en ucuz değil, en doğru teknolojiyi önermesi kritik önemdedir.
Web tabanlı yaklaşımlar da bütçe açısından değerlendirilebilir. Progressive Web App (PWA) gibi çözümler, mağaza yayını gerektirmeden tarayıcı üzerinden uygulama benzeri bir deneyim sunar ve ilk yatırım maliyetini düşürebilir. Ancak push bildirim, donanım erişimi ve mağaza görünürlüğü gibi konularda native ve cross-platform uygulamaların gerisinde kalabilir. Hangi modelin işletmeniz için en uygun olduğu, hedef kitlenizin alışkanlıklarına ve uygulamanızın işlevlerine bağlıdır.
iOS mu, Android mi, Yoksa İkisi Birden mi?
Sadece tek bir platformla başlamak ilk yatırım maliyetini ciddi şekilde düşürür. Hedef kitlenizin hangi platformu daha yoğun kullandığını analiz etmek, bu kararda en önemli faktördür. Türkiye'de Android cihaz kullanımı pazar genelinde daha yaygınken, premium segment ürün ve hizmetlerde iOS kullanıcılarının harcama eğilimi daha yüksektir.
- Sadece Android: Geniş kitleye ulaşmak ve daha düşük bütçeyle başlamak isteyenler için uygundur.
- Sadece iOS: Premium hedef kitle ve yüksek harcama eğilimli kullanıcılar için tercih edilir.
- Her İki Platform: Maksimum erişim hedefleyen, bütçesi yeterli projeler için idealdir.
Native geliştirmede iki platform maliyeti neredeyse ikiye katlarken, cross-platform yaklaşımda her iki platforma birden çıkmanın ek maliyeti çok daha düşüktür. Bu da cross-platform'un neden popülerleştiğinin bir başka göstergesidir.
Mobil Uygulama Maliyetini Etkileyen Faktörler
Mobil uygulama fiyatı, birçok değişkenin bir araya gelmesiyle oluşan bir denklemdir. Aşağıdaki tabloda en önemli maliyet faktörlerini ve bunların bütçeye etkisini özetledik.
| Faktör | Açıklama | Maliyete Etkisi |
|---|---|---|
| Özellik Sayısı ve Karmaşıklığı | Ekran sayısı, iş akışları, otomasyonlar | Çok Yüksek |
| Tasarım (UI/UX) | Şablon tasarım mı, özgün ve animasyonlu tasarım mı | Yüksek |
| Backend ve Sunucu Altyapısı | Veri yönetimi, API'ler, ölçeklenebilirlik | Yüksek |
| Üçüncü Parti Entegrasyonlar | Ödeme, harita, sosyal medya, CRM, ERP | Orta - Yüksek |
| Kullanıcı Rolleri | Admin paneli, farklı yetki seviyeleri | Orta |
| Güvenlik Gereksinimleri | Şifreleme, KVKK uyumu, ödeme güvenliği | Orta - Yüksek |
| Yapay Zeka / İleri Teknolojiler | Öneri motorları, görüntü işleme, sohbet botları | Çok Yüksek |
| Platform Seçimi | Tek platform veya çoklu platform | Yüksek |
Özellik Sayısı ve İş Mantığı
Bir uygulamanın maliyetini belirleyen en büyük etken, içerdiği özelliklerin sayısı ve karmaşıklığıdır. Her ekran, her buton, her arka plan işlemi geliştirme süresi gerektirir. "Kullanıcı bir ürünü sepete eklesin" gibi basit görünen bir cümle bile arka planda stok kontrolü, fiyat hesaplama, kampanya uygulama gibi onlarca alt işlem barındırabilir.
Tasarımın (UI/UX) Rolü
Hazır şablonlarla yapılan tasarımlar bütçe dostudur ancak markanızı rakiplerinizden ayrıştırmaz. Özgün, kullanıcı araştırmasına dayalı ve özenle hazırlanmış bir UI/UX tasarımı ise hem kullanıcı memnuniyetini hem de uygulamanızın algılanan değerini ciddi şekilde yükseltir. İyi tasarım, kullanıcıların uygulamayı silmeden uzun süre kullanmasını sağlayarak yatırımınızın geri dönüşünü artırır.
Backend Altyapısı ve Ölçeklenebilirlik
Uygulamanın görünen yüzünün altında, verilerin saklandığı, işlendiği ve yönetildiği bir backend altyapısı bulunur. Birkaç yüz kullanıcıya hizmet verecek bir uygulama ile milyonlarca kullanıcıyı aynı anda kaldırabilecek bir altyapı arasında ciddi bir maliyet farkı vardır. Geleceğe yönelik büyüme planınız, baştan doğru altyapıya yatırım yapmanızı gerektirebilir.
Sıklıkla Gözden Kaçan Gizli Maliyetler
Mobil uygulama bütçesi planlanırken birçok işletme yalnızca geliştirme maliyetine odaklanır ve uzun vadede karşılaşacakları kalemleri hesaba katmaz. Sürpriz yaşamamak için aşağıdaki gizli maliyetleri en baştan bütçenize dahil etmenizi öneririz.
- Mağaza ücretleri: Apple App Store geliştirici hesabı yıllık ücret gerektirir; Google Play ise tek seferlik bir geliştirici kayıt ücreti ister.
- Sunucu ve hosting giderleri: Uygulamanız yayında olduğu sürece aylık veya yıllık sunucu maliyeti oluşur ve kullanıcı sayısı arttıkça bu maliyet de büyür.
- Üçüncü parti servis abonelikleri: Harita servisleri, SMS/bildirim sağlayıcıları, ödeme altyapıları ve analitik araçları kullanım bazlı ücretlendirilebilir.
- Bakım ve güncellemeler: iOS ve Android her yıl yeni sürümler yayınlar; uygulamanızın uyumlu kalması için sürekli bakım gerekir.
- Pazarlama ve kullanıcı edinme: Uygulamayı geliştirmek tek başına yeterli değildir; kullanıcıya ulaştırmak için ayrı bir pazarlama bütçesi gerekir.
- İçerik ve veri yönetimi: Uygulamanın içeriğini düzenli güncellemek için iç kaynak veya dış destek maliyeti doğabilir.
Bu kalemleri göz ardı etmek, başlangıçta düşük görünen bir bütçenin zaman içinde beklenenden çok daha büyük rakamlara ulaşmasına neden olur. Şeffaf bir ajans, daha proje başında bu maliyetler hakkında sizi bilgilendirir.
Bakım Maliyetleri: Uygulama Yayına Alındıktan Sonra
Bir mobil uygulama, yayına alındığı anda bitmiş bir ürün değil, yaşamaya devam eden bir varlıktır. İşletim sistemleri güncellenir, güvenlik açıkları kapatılmalıdır, kullanıcılardan gelen geri bildirimlerle yeni özellikler eklenir. Bu nedenle yıllık bir bakım bütçesi ayırmak zorunludur.
Sektör genelinde kabul gören yaklaşım, yıllık bakım maliyetinin ilk geliştirme maliyetinin yaklaşık yüzde 15 ila 25'i kadar olmasıdır. Aşağıdaki tabloda örnek bakım maliyeti aralıklarını görebilirsiniz.
| İlk Geliştirme Maliyeti | Tahmini Yıllık Bakım (yüzde 15-25) |
|---|---|
| 300.000 TL | 45.000 - 75.000 TL |
| 800.000 TL | 120.000 - 200.000 TL |
| 1.500.000 TL | 225.000 - 375.000 TL |
Bakım kapsamında genellikle şu hizmetler yer alır: işletim sistemi uyumluluğu güncellemeleri, hata düzeltmeleri, güvenlik yamaları, küçük iyileştirmeler ve teknik destek. Bakımı ihmal etmek, uygulamanızın bir süre sonra mağazalardan kaldırılmasına veya çalışmaz hale gelmesine yol açabilir.
Mobil Uygulama Bütçesi Nasıl Planlanır?
Doğru bir bütçe planlaması, projenizin başarısı kadar mali sağlığınız için de kritiktir. İşte adım adım sağlıklı bir mobil uygulama bütçesi oluşturma rehberi.
1. İhtiyaçlarınızı Net Bir Şekilde Tanımlayın
Uygulamanızın hangi sorunu çözeceğini, kimlere hitap edeceğini ve olmazsa olmaz özelliklerini önceliklendirin. Net bir kapsam, hem doğru fiyat almanızı hem de gereksiz harcamalardan kaçınmanızı sağlar.
2. MVP ile Başlayın
Tüm bütçenizi ilk versiyona harcamak yerine, çekirdek özelliklerle başlayıp pazardan öğrendiklerinizle büyümeyi planlayın. Bu yaklaşım riski azaltır ve sermayenizi koruma altına alır.
3. Bakım ve İşletme Maliyetlerini Hesaba Katın
Sadece geliştirme değil, en az bir yıllık bakım, sunucu ve servis maliyetlerini de bütçenize ekleyin. Genel kural olarak, geliştirme bütçenizin yanında yıllık işletme için ek bir pay ayırmanız gerekir.
4. Yüzde 15-20 Esneklik Payı Bırakın
En iyi planlanmış projelerde bile öngörülemeyen ihtiyaçlar doğar. Bütçenizde bir esneklik payı bırakmak, ortaya çıkacak yeni gereksinimleri stres yaşamadan karşılamanızı sağlar.
5. Doğru İş Ortağını Seçin
En ucuz teklif her zaman en ekonomik seçenek değildir. Kalitesiz bir geliştirme, ileride yeniden yazma maliyetleriyle size çok daha pahalıya patlayabilir. Deneyimli, referanslı ve süreçleri şeffaf bir ajansla çalışmak uzun vadede tasarruf demektir. Doğru firmayı seçerken hazırladığımız İstanbul mobil uygulama firmaları rehberi karar sürecinizi kolaylaştıracaktır.
Sabit Fiyat mı, Saatlik Ücretlendirme mi?
Mobil uygulama projelerinde iki temel ücretlendirme modeli vardır. Sabit fiyat modeli, kapsamı net olarak belirlenmiş projeler için uygundur; toplam maliyeti baştan bilirsiniz ancak değişikliklerde esneklik düşüktür. Saatlik veya sprint bazlı (zaman ve malzeme) model ise kapsamın esnek olduğu, geliştirme sürecinde önceliklerin değişebileceği projeler için idealdir; daha şeffaftır ama toplam maliyet baştan tam olarak kesinleşmez.
- Sabit fiyat: Net kapsamlı, küçük ve orta ölçekli projeler için uygun.
- Saatlik / sprint bazlı: Uzun soluklu, esnek ve büyüyen projeler için uygun.
Birçok projede iki modelin bir karması da kullanılır: MVP için sabit fiyat, sonraki geliştirmeler için sprint bazlı çalışma. Hangi modelin size uygun olduğunu projenizin doğası belirler.
Yurt İçi mi, Yurt Dışı mı Geliştirme?
Mobil uygulama maliyeti ülkeden ülkeye büyük farklılık gösterir. Batı Avrupa veya Kuzey Amerika kaynaklı ekiplerin saatlik ücretleri, Türkiye'deki nitelikli ekiplere kıyasla çok daha yüksektir. Türkiye, hem güçlü mühendislik yetkinliği hem de rekabetçi maliyet yapısıyla bölgesinde önemli bir avantaja sahiptir. Bu, yurt dışı pazarlara hizmet veren girişimler için bile Türkiye'de geliştirme yaptırmayı cazip kılar.
Bununla birlikte, sırf maliyet düşük diye iletişim ve süreç yönetiminin zayıf olduğu ekiplerle çalışmak ileride gizli maliyetler doğurabilir. Aynı saat diliminde, aynı dilde ve yüz yüze görüşebileceğiniz bir iş ortağıyla çalışmak; gereksinimlerin doğru anlaşılması, revizyon süreçlerinin hızlı ilerlemesi ve projenin zamanında teslim edilmesi açısından paha biçilmez bir değerdir. İstanbul'da yerleşik bir ajansla çalışmak, bu açıdan hem maliyet hem de iletişim avantajını bir arada sunar.
Yatırımın Geri Dönüşünü (ROI) Nasıl Değerlendirmelisiniz?
Mobil uygulamayı bir maliyet kalemi olarak değil, bir yatırım olarak görmek doğru karar vermenin anahtarıdır. İyi tasarlanmış bir uygulama; müşteri sadakatini artırır, operasyonel maliyetleri düşürür, yeni gelir kanalları açar ve markanızın dijital varlığını güçlendirir. Örneğin manuel olarak yürütülen bir rezervasyon süreci uygulamayla otomatikleştirildiğinde, hem personel maliyeti azalır hem de müşteri memnuniyeti yükselir.
Bütçenizi planlarken yalnızca "ne kadar harcayacağım" değil, "bu yatırım bana ne kazandıracak" sorusunu da sormalısınız. Beklenen kullanıcı sayısı, ortalama kullanıcı başına gelir, maliyet tasarrufu ve marka değeri gibi unsurları hesaba kattığınızda, başlangıçta yüksek görünen bir bütçenin aslında kısa sürede kendini amorti edebileceğini görebilirsiniz. Profesyonel bir ajans, bu hesaplamada da size yol gösterir ve yatırımınızı en doğru noktalara yönlendirmenize yardımcı olur.
Neden Profesyonel Bir Ajansla Çalışmalısınız?
Mobil uygulama geliştirme, sadece kod yazmaktan ibaret değildir. Strateji, kullanıcı deneyimi tasarımı, kalite kontrol, mağaza yayın süreçleri, güvenlik ve uzun vadeli bakım gibi birçok disiplini bir araya getirir. Profesyonel bir ajans, tüm bu süreçleri tek çatı altında, koordineli şekilde yürütür.
Nişantaşı merkezli Kreativty olarak İstanbul'da işletmelere ve girişimcilere fikir aşamasından yayına ve sonrasındaki bakım sürecine kadar uçtan uca mobil uygulama geliştirme hizmeti sunuyoruz. Şeffaf fiyatlandırma, gerçekçi takvimler ve uzun vadeli iş ortaklığı anlayışıyla çalışıyoruz. Projeniz için net bir maliyet öğrenmek isterseniz ücretsiz uygulama teklifi alabilir, ihtiyaçlarınızı uzman ekibimizle konuşabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Mobil uygulama yaptırmak 2026'da ne kadar tutar?
2026 yılında Türkiye'de mobil uygulama maliyeti genellikle 150.000 TL ile 2.500.000 TL arasında değişir. Basit bir MVP uygulaması 150.000 - 450.000 TL, orta ölçekli bir uygulama 450.000 - 1.200.000 TL, kurumsal ve karmaşık projeler ise 1.200.000 TL ve üzeri bütçe gerektirir. Net fiyat, projenizin kapsamına ve özelliklerine göre belirlenir.
En ucuz mobil uygulama nasıl yaptırılır?
Bütçenizi en verimli kullanmanın yolu, tüm özellikleri içeren büyük bir uygulama yerine çekirdek özelliklerle bir MVP geliştirmektir. Ayrıca her iki platform için ayrı native geliştirme yerine tek kod tabanıyla çalışan cross-platform yaklaşımı tercih etmek maliyeti ciddi şekilde düşürür. Tek platformla başlamak da ilk yatırımı azaltır.
iOS ve Android uygulaması ayrı ayrı mı ücretlendirilir?
Native geliştirmede iki platform için iki ayrı kod tabanı yazıldığından maliyet neredeyse ikiye katlanır. Ancak React Native veya Flutter gibi cross-platform teknolojiler kullanıldığında tek kod tabanıyla her iki platforma birden çıkılabilir ve bu, çift platform maliyetini önemli ölçüde azaltır.
Mobil uygulama bakım maliyeti ne kadardır?
Yıllık bakım maliyeti, genellikle ilk geliştirme maliyetinin yüzde 15 ila 25'i kadardır. Bu kapsamda işletim sistemi güncellemeleri, hata düzeltmeleri, güvenlik yamaları ve teknik destek yer alır. Örneğin 800.000 TL'ye geliştirilen bir uygulamanın yıllık bakımı yaklaşık 120.000 - 200.000 TL aralığında olur.
Mobil uygulama maliyetini en çok hangi faktörler etkiler?
Maliyeti en çok etkileyen faktörler; uygulamanın özellik sayısı ve karmaşıklığı, tasarımın özgünlük düzeyi, backend altyapısı, üçüncü parti entegrasyonlar, güvenlik gereksinimleri, yapay zeka gibi ileri teknolojiler ve platform seçimidir. Bu faktörlerin her biri toplam bütçeyi doğrudan şekillendirir.
Bir mobil uygulama ne kadar sürede geliştirilir?
Geliştirme süresi projenin kapsamına bağlıdır. Bir MVP genellikle 1,5 - 3 ay, orta ölçekli bir uygulama 3 - 6 ay, kurumsal ve karmaşık projeler ise 6 - 12 ay veya daha uzun sürebilir. Net süre, özellik listesi ve onay süreçleri netleştikten sonra belirlenir.